İçeriğe geç
Sağlıklı Yaşam

Kahve Kanser İlişkisi

D Dyt. Özlem Mutlu 3 dk okuma 428 görüntülenme

Kahve Kanser İlişkisi

Kanser, son yıllarda, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en önemli toplumsal sağlık problemlerinden biridir. Dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan kanserin, 2030 yılına kadar hızla artarak birinci sıraya yerleşeceği öngörülmektedir.

Kanser, vücudumuzda hücrelerin kontrolsüz çoğalarak belirli işlevi olan bazı hücreleri yok etmesiyle oluşan bir hastalıktır. Böyle önemli bir hastalığın oluşma sebebi;

  • Beslenme
  • Toksik Kimyasal maddeler - Hava Kirliliği - Sağlıksız İçme Suyu
  • Genetik
  • Radyasyon
  • Hormonlar
  • Diğer etmenler şeklinde sıralanabilir.

Bizim burada değinmek istediğimiz en önemli faktör olan beslenmedir.  Beslenme şekli; kanser oluşmasında etki ettiği gibi, kanser de kişinin beslenmesini etkilemektedir.

Günlük yaşantımızda beslenmemizin yanında kahve tüketimimizde oldukça önemli konumda yer almaktadır. Yapılan çalışmalar ülkemizde kişi başı tüketimin 0.4 kg yani 400 gram olduğunu söylemektedir. Bu miktar günlük kahve tüketiminin 4-5 fincan arası değişmekte olduğunu belirtmektedir.

Kahve tüketiminin kanser ile ilişkisini değerlendiren çalışmalar çelişkili sonuçlar vermektedir. Bu çalışmaların sonuçları incelendiğinde bazı kanserlerin görülme sıklığı kahve tüketimine paralel olarak artmakta iken, bazı kanser türlerinde ise kahve tüketiminin koruyucu olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Yapılan çalışmalar doğrultusunda 15 yıllık bir takip yapılmış ve yaklaşık 680 bin kişi incelenmiştir. Hiç kahve içmeyen ya da nadiren günde bir kahve içen bireylerle karşılaştırıldığında, düzenli kahve tüketen bireylerde pankreas kanseri riski  %18 daha az iken, düşük ve orta düzeyde kahve içenlerde %14 daha az olduğu bulunmuştur.

Yapılan başka bir çalışmada da karaciğer kanseri riskinin kahve tüketen bireylerde (3 bardak  kahve tüketen bireyler) daha az olduğu belirlenmiştir. Bunun kahvedeki kafeinin karaciğer fibrözü, sirozu ve karaciğer kanserinin gelişiminde rol oynayan dönüştürücü büyüme faktörünün oluşumunu baskılamasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. İlginçtir ki çaydaki bulunan kafeinin bu etkiyi göstermediği bulunmuştur.

Pek çok çalışmada, yetişkinler için güvenli olarak tüketilebilecek kafein miktarının günde 300 mg (yaklaşık 3-4 fincan kahve ya da 5-6 büyük bardak çay) olduğu belirtilmiştir.

amino asit

Etiketler: Yazar

Sıkça Sorulan Sorular

Kahve tüketimi her kanser türü için aynı etkiyi mi gösterir?
Hayır, yapılan çalışmalar kahve tüketiminin bazı kanser türlerinin riskini artırırken, bazı kanser türlerinde ise koruyucu bir etki gösterebileceğini belirtmektedir. Etkiler kanser türüne göre farklılık gösterebilir.
Günde ne kadar kahve tüketimi kanser riskini etkiler?
İçerikte belirtilen bazı çalışmalarda, düzenli kahve tüketen bireylerde (günlük 4-5 fincan) pankreas kanseri riskinin daha az olduğu bulunmuştur. Ancak bu miktar kişiden kişiye ve kahve türüne göre değişebilir.
Kahvenin kanser üzerindeki koruyucu etkileri hangi mekanizmalarla açıklanabilir?
Kahvenin içeriğindeki antioksidanlar ve biyoaktif bileşiklerin kanser gelişimini engelleyici veya yavaşlatıcı etkileri olduğu düşünülmektedir. Ancak bu mekanizmalar hala araştırılmaktadır.
Kahve tüketimi ile ilgili çelişkili sonuçların nedeni ne olabilir?
Çalışmaların metodolojisi, katılımcıların genetik yapıları, yaşam tarzları, kahve hazırlama yöntemleri ve tüketilen kahve miktarı gibi birçok faktör, sonuçların farklılık göstermesine neden olabilir.
Kanser riskini azaltmak için kahve tüketimi tek başına yeterli midir?
Hayır, kanser riskini azaltmada beslenme şekli, toksik maddelerden uzak durma, genetik faktörler ve genel yaşam tarzı gibi birçok etmen rol oynar. Kahve tüketimi bu etmenlerden sadece biridir ve tek başına yeterli değildir.
D

Yazar

Dyt. Özlem Mutlu

Zayıflama uzman yazar kadrosu.